Artık kesinlikle anladım ki tanıdığım engelliler içinde sinema ile en çok haşır neşir olan benim... Antalya'daki Altın Portakal filmlerine ben ve eşimden başka düzenli olarak gelen engelli görmek bir yana , gelen engelli de görmedim desem yeridir... Fiziksel sorunlarla karşılaşmadım değil... Ancak ite kaka bile olsa, görevlilerin yardımı ve iyi niyetli yaklaşımları ile kolayca üstesinden gelebildik...

Yarışmanın ulusal olmaktan çıkarılması, ikiye bölünmesi, protesto edilmesi vs vs... Tartışılabilir, tartışırız... Fakat Sinema tartışılmaz... Sinemanın gücü tartışılmaz... Sinemanın etkisi tartışılmaz... Dünyanın her ülkesinden gelmiş sinema severlerin oluşturduğu sinerji daha büyük ve büyüleyiciydi... Her sinema sever bir öğrenciye dönüşüyordu salonlarda...

Sinemayı kendi tekellerine almaya çalışanlar hayal kırıklığına uğruyor, normaldir... Sinemayı kendi ideolojilerinin borazanı haline getirmeye çalışanlar hayal kırıklığına uğruyor, normaldir... Niye biliyor musunuz? Asıl olan Sinema seyircisini tanımak... Önüne ne korsan yiyecek seyirci kalmadı Dünyada ve ülkemizde...

Öyle seçici seyircisi var ki sinemanın anlatamam... Merak ettiği, özgür bakışlı gördüğü filmlere akıyor, tersi durumda kaçıyor... Çok çok etkilendiğim filmler oldu:

-Aşkın Gözü bunlardan birisi; Görme engellilere film anlatma/yorumlama üzerine kurgulanmış bir film... Ancak o kadar görsel ki ne diyeceğimi bilemedim...

-Zor Bir Karar; Kürtçe bir film... Suya Sabuna dokunmadan günlük bir yaşamı anlatan bir film... Bu kadarına bile tahammülü olmayan seyircilerin tepki göstermesini çözmeye çalışıyorum...

-Anne; Beni allak bullak eden bir film... Sürekli vermenin bir anneyi bir Canavara çevirebileceğni işleyen bir film... Düşünmek lazım...

-Dürüst Bir Adam: İran filmi... Sorunlar bizim ülkenin aynısı... Siyasi Baskı da aynı... Bu filmi çektiği için yönetmenin pasaportuna el konmuş... İlkel ıoplumların gündelik sorunları çok sarsıcı oluyor...

-Misafir; Suriye'den gelen mültecilerin trajik yaşamlarını anlatan bir film... Bizim bu insanlara bakış açımızdan çok, Onların bize bakış açılarını anlatmaya çalışıyor... Çok minnacık şekilde üstelik... Çok minnacık gösterimden anlıyoruz ki, O insanlar buralara bayılmıyor... Burası köprü... Onların hedefi Avrupa... Düşünmek lazım... Hem de bin kez...

Altın Portakalı hiç düşünmeden Misafir'e verirdim...

Keşke Engelliler, keşke Engelli Dernekleri sinemanın gücünü ve Orada toplumla olmanın gücünü bir anlayabilseler... Tek Bir film Suriye'lilere bakış açısını değiştirebiliyor... Keşke bunu tüm ÖTEKİLER yapabilse...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.