İlk olarak Aşk bir koalisyondur diyelim…

Koalisyon nedir biliyorsunuz umarım: Hani değişik tarafların (partilerin) hizmetleri (hükümeti) uyum içinde yürütebilmek (yönetebilmek) için bir araya gelmeleri olayı var yaa, işte bu işe koalisyon denir…

Aşk koalisyonunun masaya oturan taraflarına bir göz atalım o zaman:

1-Mutlaka bir Ferhat lazım önce… Ferhat içinde yaşadığı toplumun o zamanki değerlerine uygunsa kendine güvenli, değilse eziktir… Bu durum sonuca etki yapmaz… Ferhat ne olursa olsun hayatında bir Şirin istemektedir…

2-Ferhat olduğuna göre, birde Onun hayal kura kura kafasında yaşayan Pamuk Prenses hologramı mutlaka olacaktır… Hani ideal tip denilen şey…

3-Aşk dediğin partnersiz olur mu hiç? İşte bu kişi de Şirin’dir… Tanışmanın rastlantısal ya da planlı olması durumu değiştirmez… Yine toplumun o anki değerlerine uygun olsun yada olmasın, Onunda bir Ferhat’a ihtiyacı vardır… İstemektedir…

4-Şirin’in geceleri de kafasındaki Beyaz atlı Prens hologramı ile dolu dolu geçmektedir…

Burada bir parantez açalım: Her Toplumda, her zaman bir takım İDEAL partner değerleri vardır… Güçlü, güzel, zengin, asaletli, dindar, sadık, itaatkâr vs. vs… Bu idealler güya vaz geçilmezdir… Oysa toplum bunlara çoğunlukla sittir çeker… Çünkü milyonda bir bulunacak kişiler için kimse kendisinden vaz geçmez… Partner arayışı daha kutsaldır onun için… Buna rağmen ilişki başladığı an en etkin taraflar bunlar olur… Akıl mantık paradoksu bu galiba… Parantezi kapayalım…

5 ila 6- Ferhat’da Şirin’de kaya kovuğundan çıkmamıştır… İkisinin de arkasında aile-sülale-eş-dost kuyrukları vardır…

7-Eylem yani bu koalisyon niye kurulacaktır, bu masaya niye oturulmuştur? İşte zurnanın zortladığı delik burasıdır ve zurna karışık sesler vermeye başlar… Amacı nedir birlikte olmanın? Ülkeye hizmet mi, inanca hizmet mi, kendine hizmet mi, yalnızlıktan kurtulmak mı, evden kaçmak mı, hayvani tutkuları doyurmak mı? Öyle ya karşıdaki niçin sevilecektir… Niçin o seçilmiştir? Bu bir zorunda kalmışlık mıdır? Cinselliğe açlık mıdır? Kendine güvenli liman aramak mıdır? İlk anda etkilenme midir, yoksa mantıklı bir seçim midir? Hatta seçmeye zorlanış mıdır? Başkalarının etkisi var mıdır? Evlen baskısı altında alınmış/alınacak karar mıdır? Taraflar aynı soruları hem kendilerine hem partner için yine kendilerine sorarlar…

Eylem sonsuz sayıda soruyla sorgulanabilir… Aslında tek istenilen şey, bu birliktelikteki her şeyin Biricik, Farklı ve Kutsal olduğuna inanabilmektir…

Cinsel dürtülerle, para pul hesaplarıyla, aile akraba dayatmalarıyla iyice renklenen ilişkinizi, birde partnerizden, Tek, Biricik ve Kutsal olarak dinlemek, doğrulatmak isterseniz ne olur düşünün… Devam edelim sohbete:

-Ferhat ve Şirin karşılaşınca bir yakınlaşma doğdu diyelim aralarında… İlk andaki etkileşim hiç sorgulanmaz… Sıcaklık, Güleryüz, Cinsellik, İstenilmek bir potada erir gider… Bu evreye AŞKIN BAŞ DÖNDÜRME EVRESİ denir… Dokunmak meselesi diyelim mi?

-Sonraki buluşmalarda AŞIKLAR artık asla yalnız kalamazlar… Mutlaka yanlarında hologram olarak yaşayan Beyaz Atlı Prens ile Pamuk Prenseste olacaktır… Ferhat ve Şirin’in omuzlarına yerleşen hologramlar sürekli Onların kulaklarına bir şeyler fısıldayacaktır…. Hologramlar ayrıca birbirini kollayacaktır… Bu evre AŞK HEYACANIN AĞIZ KURUTTUĞU EVREDİR… Koalisyon kurulacak mıdır? Beğenilme kaygısı, seçilme heyecanı diyelim kısaca…

-Sonra devreye 5 ve 6 guruplar girer… İşte bu evrede Ferhat ve Şirin susmayı tercih etse de, sahiplerinin ihanetine uğradığına inan, birçok konuda azarlanmış, zorla çenesi kapatılmış Pamuk Prensesin cadılığı, Beyaz Atlı Prensin köylülüğü ortaya çıkar… Bu evreye de AŞKIN TÜKENİŞİ EVRESİ denir…

-Burada bitmez iş… Bazı sözlerin ve icraatların bedeli ödenir… Evlilik yada birliktelik gerçekleşir… Fakat bedel olarak taraflar kendilerinden vaz geçer… Kendisi çocuklara feda edilmiş addedilir… Sonra kaçış başlar… Yalan başlar… Egemenlik savaşları da başlamıştır… Faşist yöntemlerle evde sükunet sağlanır…

Niye böyle olmuştur sorusuna yüz yıl cevap arar taraflar… Hep partnerler suçlanarak, ömürler biter… Oysa doğru cevap: Koalisyon kültürü bir Demokrasi kültürüdür… Demokratik kültürde egemen olmak yasaktır, tek bir ruha dönüşmek intihar etmek demektir… Ve Demokratik kültür sadece aşkta değil yaşamın her alanında yaşanır…

Gelin şimdi aynı şablon ile engelli olanları değerlendirelim: Ferhat ve Şirin olmazsa olmazdır… Bu değişmez… Fakat hologramları eğer çok gelişmemişse bu avantaj olabilir… Burada engelliyle engelli, engelliyle sağlıklı olmak durumu değiştirmez… Hologramların aşındırılmak zorunda kalınması her zaman avantajdır… Ayrıca idealize edilmiş hologramlar epey benzerdir… Karşındaki partneri, direk, olduğu gibi ve kendisi olarak görürsün… Kıyaslama zehrinden kurtulursun…

Fakat bu tür ilişkilerde asıl büyük tehlike 5 ve 6 daki kuyruklardır… Bunlarla engellilerin başa çıkması mümkün değildir… Tek çare onları yok sayıp birlikteliği yaşamaktır… Birlikteliği evlilikle noktalayacak olanlar bile mümkünse onları düğüne davet etmesinler, hatta hiç bildirmesinler… Evlendikten çok sonraları kendilerine bilgi verilmelidir…

Engelliler sağlamlara öykünmezse aşkı yaşayabilir ve sürdürebilir… Niye mi? Demokrat olarak yaşamak zorundadırlar… Elbet çoğu engelli için değil bu söylediklerim… Çünkü eziklik insanları bir canavara da dönüştürebilir…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.