Belirsizlik insanlar için baş edilmesi en zor duygudur. Hollywood yapımlarında izlediğimiz dünyayı esir alan doğal felaketler, salgınlar konulu filmlerin şimdi gerçeğiyle yüz yüzeyiz. Hepimiz büyük bir merak ve korkuyla TV leri açıp bugün Dünyada ve Türkiye’de kaç kişi öldünün cevabını arıyoruz.

Bir yığın istatistikler, tıbbi bilgiler havada uçuşuyor. Günün sonunda belki de tüm insanların aklında aynı soru var. Bu işin sonu nereye varacak?

Bu soruya verilen yanıt “insanlık daha önce bu ölçüde bir salgınla karşılaşmadı” bu yüzden sonucu bilmiyoruz. Bir belirsizlik daha!

Oysa insanlık bu salgının bir örneğini daha önce “İspanyol gribi” diye adlandırılan 1918 – 1920 yılları arasında görmüş.

İspanyol gribi o yıllarda tüm dünyada salgın haline gelerek, nüfusun %15’inin ölümüne neden olmuş. Üstelik şuan ki Covid 19 un aksine yaşlı ve altta yatan hastalığı olan kişilerden çok genç kişileri etkilemiş.  

Tarihi kayıtlarda Atatürk’ünde İspanyol gribine yakalandığı notu var. Salgınların sosyo ekonomik etkilerini göz ardı etmemiz mümkün değil. 1918 li yıllarda genç ve çalışabilir durumdaki kişilerin ekonomi üzerinde etkisi elbette bugüne nazaran çok daha fazlaydı.

Gerek salgının boyutu gerek etkilediği kitle açısından İspanyol gribi corona covid 19’a nazaran çok daha fazla olduğu net bir gerçeklik.

Sonuç ne oldu? Tüm virüsler gibi İspanyol gribinde de toplum doğal bağışıklık kazanıp yada virüs kendiliğinden mutasyona uğrayarak sönümlenip gitti.

Covid19 salgınında da geleceğimiz yer tamda burası. Aslında bunu hem tıp dünyası hemde dünya liderleri çok iyi biliyor.

İngiltere ilk salgının başladığı günlerde ülkesinde “sürü bağışıklığı” yöntemini uygulamaya başladı. Almanya’ Başbakanı bu salgının toplumun %60-70 ini enfekte edeceğini açıkladı.

Şu an yapılmaya çalışılan şey “tüm toplumun bir anda hastalanıp sağlık sistemini kitlemesini önlemek” Amaç; toplumun bir kısmı hastalığa yakalanıp doğal bağışıklık kazanması. Ve bunun kontrollü bir şekilde ilerlemesi. Ve tabi bu süreçte işi zamana yayıp, hastalıkta etkili ilaçları bulmak ve mümkünse aşı geliştirmek.

Başa dönüp bu salgının örneği yok tezine gelecek olursak. Görüldüğü gibi örneği hatta daha büyük ölçüde insanlığı etkileyen örneği var. O örnekten yola çıktığımızda insanlık bir şekilde çokta tıbbi müdahale olmadan İspanyol gribinin üstesinden gelmiş yada salgın kendiliğinden kaybolmuş.

İçinde yaşadığımız yüzyılda tıp ve bilim çok gelişti. İnsanlar çok daha bilinçli ve nasıl korunması gerektiği biliyor.

Evet belki şuan toplumun binde 1 bile korana değil ama toplumun %90’ı paronayak olmuş durumda.

Sizce de biraz fazla koronayak olmadık mı?

Kaynakça: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0spanyol_gribi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.