Abdullatif Şener: Her evet bir intihardır

KRT TV de yayınlanan sorguluyorum programında konuşan eski Başbakan yardımcısı Abdullatif Şener 16 Nisan Referanduma ilişkin “her evet bir intihardır” dedi.

Abdullatif Şener: Her evet bir intihardır

KRT TV de yayınlanan sorguluyorum programında konuşan eski Başbakan yardımcısı Abdullatif Şener 16 Nisan Referanduma ilişkin “her evet bir intihardır” dedi.

03 Nisan 2017 Pazartesi 16:03
733 Okunma
Abdullatif Şener: Her evet bir intihardır

KRT TV de yayınlanan sorguluyorum programında konuşan eski Başbakan yardımcısı Abdullatif Şener 16 Nisan Referanduma ilişkin “her evet bir intihardır” dedi.

Atalay Ferit’in sorularını yayınlayan Şener, gelen bir soru üzerine şunları söyledi:

“Sorgulanamayan denetlenemeyen ve fiilen yargılanması imkansız bir sistem tahsis ediyorsunuz. Parlamentonun gücü azaltılıyor ama afişlerde güçlü parlamento ifadesi geçiyor. Allah aşkına yetkileri elinden alınmış bir parlamanda nasıl güçlü olur? İnsanları hiçbir şey anlamaz diye mi sanıyorsunuz? Ama ben size bir şey söyleyeyim. Vatandaşın sezgisi bilgisinden daha fazladır. Hiç kimse bir şey anlatmasada bu işin altında ne olduğunu vatandaş sezer. Bu güne kadar bu sisteme ilişkin hiçbir şey anlatamadılar. Bu anayasa değişikliğini yapmanızın nedeni nedir” diye soran Abdullatif Şener sözlerine şöyle devam etti.

“İstikrar sorunu diyorlar. 15 Yıldır memlekette istikrar diye bir sorun yok. Millet acından ölüyor. İşçi perişan, köylü perişan sanayici perişan. Aylardır meclisi bloke etmiş bir değişikliğe gidiyorsunuz. Sebebiniz nedir kardeşim. Sebebini söyleyin. İstikrar diyorlar. Ülkede istikrar diye bir sorun yok. Açıkça söylüyorum. İstedikleri kanalda hatta yandaş bir kanalda yandaş bir moderator eşliğinde çıksınlar karşıma tartışalım.” Dedi.

Sorguluyorum programında konuşan Şener, kendi yaşamına ilişkin bazı itiraflarda bulunarak bazı şeyleri 60 yaşından sonra öğrendiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti.

“İnsanlar bireysel menfaatlerini çok önde tutuyormuş. İnsanlar bireysel menfaatleri için yeri geldiğinde menfaatleri için dünyayı yakacaklarını öğrendim. Bununla ilgili destansı açıklama yaparım.” Dedi,

Şener “demokrasinin sadece seçim olmadığını söyleyip. Demokrasi seçimden ibaret değildir, demokrasi, aynı zamanda hukuk devleti demektir, gelişmiş sivil toplum demektir, özgür basın demektir. Seçimler demokrasinin önemli bir maddesidir ama sadece seçimlerle demokrasi sağlanmaz.” Deyip sözlerine şöyle devam etti.

“Referandumda “evet” oyu vermeyi ben şöyle değerlendiriyorum. Bu yetkiler kime verilirse verilsin akıllı biri bile bu yetkilerle deli olur. Evet oyu veren bir anlamda intihar ediyor demektir. Bu anayasa değişikliğinde evet oyu verilecekse evet oyu veren aynı zamanda kendi intiharını da istemiş olur.” Dedi.

Abdullatif Şener muhalif olmanın bedelini kendisinin ve çocukların en ağır şekilde ödediğini belirterek şunları söyledi.

“Başbakan yardımcılığı yapmış kişiyim. Normal şartlarda benim iş bulmam çok kolay olmalıydı ama iş bulamıyorum. Şimdiye kadar 7 üniversiteden bana iş teklifi geldi. Hepsiyle konuştuk anlaştık. Son anda bana birisiyle haber göndererek, kusura bakmayın sayın Şener bizde baskı altındayız diyerek iş teklifini geri çekiyorlar.” Dedi.

Atalay Ferit’in sorduğu “Ak Parti denilince akla gelen ilk isimler, Abdullah Gül, Bülent Arınç, Ahmet Davutoğlu gibi sizde varsınız. Bir şey merak ediyorum. Evet, Hayır kampanyasında Sayın Davutoğlu ve Sayın Gül’ü çok sessiz görüyoruz. Ben bu isimlerin ne bir twitini gördüm nede bir mitinge katılıp referandumda halka “evet çağrısı” yaptıklarını gördüm. Hatta niyetlerinin ne olduğunu gösteren bir açıklamada bulunduklarını bile görmedim. Size göre Abdullah ve Sayın Davutoğlu muhalefet tarafına mı geçmeye başladılar. Neden bu isimler açıkça evet ya da hayır demiyorlar” diye sorduğu Abdullatif Şener Şu şekilde yanıt verdi.

“Bu saydığınızın isimlerin hiçbiri evet demiyor ama hayır da diyemiyorlar. Yalnız beni bu isimlerle aynı konumda saymanız doğru değil. Ben partide en güçlü olduğum dönemde konumumum en güçlü olduğu dönemde kendi isteğimle ayrıldım. Kimsenin beni listelerden çizemeyeceği bir dönemde hatta seçim sonrası kimsenin beni Bakanlık veya başka üst düzey bir yönetime getirmemesi mümkün olmadığı bir dönemde kendi isteğimle partiden ayrıldım. Partiden ayrılma gerekçem tamamen ilkeseldir. İlkelerime uymadığı için partiden ayrıldım. Partiden ayrıldığım için kimse bana iş vermiyor. İşsiz kaldım ama ben tüm bunlara rağmen kendi aleyhime rağmen doğru bildiğim yolda ilerlemeye devam edeceğim. Bakın, Arap baharıyla sürecin bütün vebali Ahmet Davutoğlu’nun üzerine yıkıldı. Sanki kendilerinin hiç suçu yokmuş gibi. Belkide Davutoğlu talimat alarak bunları yaptı. Ve hala Davutoğlu bir yerlerden bir af çıkarda bir ucundan tutarım. Bu söylediğinizin isimlerin hepsi “acaba bir yerden bir himmet olurda bize bir gün doğar mı diye” bekleyen isimler. İçindeki hayır’ı söyleyemeyen adamdan ne beklersin?” dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.